• bilgi@turkiyedeestetikonline.com
  • 0 554 897 07 76

Op. Dr. Ayşe BARUTÇU Plastik ve Estetik Cerrahi

TAKİBE AL FAVORİLERE EKLE
30 ZİYARETÇİ
  • YETKİLİ KİŞİ: Op.Dr.Ayşe BARUTÇU
  • ADRES: Muhsin Yazıcıoğlu Cad. Kızılırmak Mah. No:31/25 Çukurambar Çankaya/Ankara
  • TELEFON: 0 312 467 35 66
  • SOSYAL MEDYA:

FİRMA HAKKINDA

Op. Dr. Ayşe BARUTÇU

Plastik ve Estetik Cerrahi

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi’ni 2000 yılında bitirdim. 2001-2007 yılları arasında Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nde Plastik, Rekonstrüktif ve Estetik Cerrahi eğitimi aldım. 2007-2012 yılları arasında Kırıkkale Yüksek İhtisas Hastanesi’nde Uzman Doktor olarak çalıştım. Daha sonra bir yıl Özel Keçiören Hastanesi’nde görev yaptım. 2014-2016 yılları arsında Özel Etimed Hastanesi’nde çalıştım. Halen kendi muayenehanemde Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı olarak hizmet vermekteyim. Evli ve bir çocuk annesiyim.

Bacak Estetiği

 

Çok sayıda kadın diz ve diz altında kalan bacak bölgesini beğenmemektedir ve bu nedenle de etek, şort, bermuda gibi giysileri giymekten kaçınmaktadır. Etek giyememe, pantolonlar içinde gizlenme, plaj ve deniz aktivitelerinden kaçınma bireysel özgürlüğü kısıtlayıcı bir sorundur.

İdeal bacak şekli, bacak iç yüzlerinin düz, dış yüzlerinin kavisli olduğu, bacak boyu uzun, bacak kalınlığının da vücut ile orantılı olduğu bacak şeklidir. Bacakların şeklini kemik, kas ve üzerindeki yağ tabakası birlikte oluşturur. Normalden daha kalın veya daha ince bacaklarda sorun genellikle yağ ve kas tabakasında iken, çarpık bacaklarda problem kemik yapıdadır. Bunu dışında bacaklarda asimetri, dalgalanma ve bölgesel çöküntüler olabilir. İdeal bacak kontürü için bazı bölgelerden yağ almak ve bazı bölgelere tam tersi yağ vermek, kamuflaj sağlayarak kemik yapıdaki bozukluğu da görünmez hale getirir.

Bacak şekillendirme ameliyatlarında hastanın bacak yapısına göre çözüm önerileri getirilir.

Kalın Bacaklar

Etek giyilmesini engelleyen ve sosyal bir stres nedeni olan bacak kalınlığının önce sebebi belirlenmelidir. Kalın bacakların nedeni lenfödem denilen hastalığa bağlı olabileceği gibi, kalın kemik yapısı, fazla gelişmiş kaslar veya fazla yağ dokusu da olabilir. Genellikle en sık yapısal olarak yağ doku fazlalığı görülür. Yağ dokusunun liposuction ile alınması kalın bacak sorununu düzeltir. Bacakların incelmesi kişinin vücut hatlarının düzelmesini ve orantı kazanmasını sağlar.

İnce Bacaklar

Bacakların vücudun üst kısmıyla orantısız şekilde ince olması durumunda, silikon protez yerleştirilmesi (calf implant) veya yağ doku enjeksiyonu ile bacak estetiği uygulanmaktadır. Her iki yöntemle de bacaklar kalınlaştırılabilir.

Yağ enjeksiyonu işleminde kişinin kendisinden alınan yağın bacak bölgesine uygulanması kalıcı sonuçlar vermektedir. İşlemin başarılı olması için enjeksiyonunun 3-4 seans tekrarlanması gerekebilmektedir, çünkü verilen yağ dokusunun %50-70’i ilk birkaç haftalık dönemde erimektedir. Kalan miktara göre tekrarlanan enjeksiyonla kalıcı dolgunluk sağlanabilmektedir. Enjeksiyon için en çok diz iç yüzleri, üst bacak ve karından yağ alınır.

Bacak silikon protezleri, meme protezleri gibi silikon bir kılıf içinde silikon jel bulunan, vücuda zarar vermeyen ürünlerdir. Yapılan çalışmalarda bu protezlerin kanser veya diğer hastalıklara yol açmadığı gösterilmiştir.

Protez, diz arkasından yapılan 3-4 cm. Uzunluğunda bir kesi ile kas üzerine kas kılıfının altına yerleştirilir. Epidural (belden uyuşturarak) ya da genel anestezi (uyutularak) yapılabilir. Ameliyat süresi ortalama bir saattir. Ameliyat sonrası bir gün hastanede kalmak gerekir. Ilerleyen dönemlerde varis çorabı kullanımı ödem probleminin çözümünde ve hastanın konforunun sağlanmasında önemli rol oynar. İlk birkaç gün yürüyüş ve ayakta kalış kısıtlı olmalıdır. İşe dönüş süresi genellikle 1 hafta -10 gündür. Ancak 6-8 hafta sonunda yoğun fiziksel aktivitelere başlanabilir.

Bacak kalınlaştırma ameliyatı ile, bacakların vücudun geri kalan kısmıyla orantılı hale gelmesini sağlanır. Kişinin görünümünde iyileşme ve kendine güveninde artış ortaya çıkar.

Çarpık Bacak

Ayakta topuklar birbirine dokunduğu zaman dizlerin açık kaldığı duruma “dışa çarpık bacak veya parantez bacak” denir. Ayakta durulduğu zaman bacaklarda dize doğru içe eğik bir görünüm ve ayakların ayrık durmasına ise “içe çarpık bacak veya X bacak” denilir. Her iki problemde kemik yapı ile ilgilidir ve yetişkin hayatta düzeltilmesi çok zordur. Ve yine her ikiside kadınlar için çocuklukta alay konusu, yetişkinlikte ise sosyal ortamlarda sıkıntı kaynağı olmaktadır.

Parantez bacak eğriliğinde eğer bacak yapısı ince ise bacak iç tarafına yerleştirilen silikon protezlerle bacağın kalınlaştırılması ve eğrilik nedeniyle ortaya çıkan boşluğun giderilmesi mümkündür. Böyle durumlarda kemik eğriliğinin devam etmesine rağmen, varolan çarpık görünüm kaybolur ve bacağın düzmüş gibi algılanması sağlanır.

Bacak kalınlığının normal olduğu parantez bacak sorununda her iki bacağın dış tarafından yağ alınarak iç taraflarına yerleştirilebilir veya iç taraflar yine protezle desteklenebilir. Bu şekilde bacakların ortadasında kalan boşluk azaltılmış olur.

“X bacak” durumunda ise her iki diz iç tarafta bulunan yağlanma liposuction ile azaltılarak, düz bacak görüntüsü yapmak en iyi seçenektir.

Diz Çevresi Estetiği

Diz bölgesi çıkıntılı olması sebebi ile önden bakışta göze ilk çarpan yapıdır. Diz şeklini hemen altında bulunan kemik yapı belirler. Ancak özellikle diz iç tarafında bulunan ciltaltı yağlanma dizin şeklini bozar. Diz bölgesi estetiğinde en çok yapılan işlem dizin iç yüzündeki bu yağlanmaları liposuction ile almaktır. Bu şekilde düz bir bacak kontürü elde edilebilir.

Bacakta Diğer Şekil Bozuklukları

Bacaktaki problemler her zaman yağ fazlalığından oluşmaz. Bacak kemiği eğrilikleri, kas hastalıkları, çocuk felci, raşitizm gibi hastalıklarda, kazalar sonrasında bacaklarda şekil bozuklukları ve düzensizlikler görülebilir. Bu tür durumlarda inceltme veya kalınlaştırma yöntemleri beraber kullanılarak kabul edilebilir ve dikkat çekmeyen bacak şekilleri elde edilebilir.

Karın Germe-Abdominoplasti

Karın germe ameliyatı, karındaki fazla deri ve yağ kitlesinin uzaklaştırılmasını sağlayan bir operasyondur. Bu ameliyat özellikle birkaç kez doğum yapmış, karın bölgesi derisinde çatlaklar oluşmuş ve sarkmış, ve karın kasları zayıflamış kadınlarda son derece faydalıdır. Ayrıca kilo alımı ve ardından zayıflama sonrası karın bölgesinde sarkma olan erkeklerde de iyi sonuç vermektedir.

Karın bölgesinde sadece yağ fazlalığı, sadece deri fazlalığı veya ikisi birden bulunabilir. Ayrıca karın ön duvarını oluşturan kaslarda gevşeklik ve hatta fıtıklaşmalar da bulunabilir, karın derisinde çatlaklar olabilir. Bu deformiteler genellikle diyet ve egzersize cevap vermez ve vücut şekline çirkin bir görünüm verir.

Böylece karın alt kadranındaki çatlaklar atılacağı gibi kalan çatlaklar da (deri gerileceği için) daha az belli olur. Ayrıca karın duvarını oluşturan kaslar sıkılaştırılır. Bu işlem bel bölgesine yapılan liposuction (vakumla yağ alma) ile kombine edildiğinde belde anlamlı derecede bir incelme sağlar. Sonuçta vücut şeklinde belirgin bir düzelme oluşur ve estetik olarak çok daha iyi bir görüntü elde edilir. Bu ameliyat dış görünüşü ve özgüvenini artırır.

Karın germe ameliyatının en önemli özelliği, karın bölgesindeki sarkıklığın bir anda gitmesidir. Bu dramatik düzelme hemen kendini gösterecek ve atılan deri ve yağ kütlesi artık bir daha geri gelmeyecektir. Böylece beden ölçüsü kalıcı olarak azalır. Ek olarak karın germe ameliyatları göğüs estetiği operasyonları, liposcution, bel, kalça, basen ameliyatları ile beraber uygulanabilmektedir.

Karın germe ameliyatı tam abdominoplasti ve kısmi abdominoplasti (miniabdominoplasti) şeklinde yapılabilir. Tam abdominoplasti karın bölgesinde şekil bozukluğunun fazla olduğu durumlarda uygulanır. Karındaki fazla deri ve yağ alınır, deri çatlakları çıkarılır, ayrıca sarkan göbek deliğinin yeri değiştirilir veya yenisi yapılır. Bunlara ek olarak karın kasları sıkılaştırlır ve gerekli ise bel bölgesine liposuction yapılıp bel inceltilir. Karın germe işlemi karnın en alt kısmından yapılır böylece germe çizgisi bikini çamaşır içine gizlenir. Bu ameliyat ortalama 2.5-3 saat sürer ve birkaç gün hastanede kalmak gerekir.

Mini-abdominoplasti şekil bozukluğu ve karın kası gevşekliğinin daha az olduğu hastalara uygulanır. Kesi hattı, ameliyat ve hastanede kalış süresi daha kısadır. Göbek deliğinin yeri değiştirilmez. Her iki ameliyat da hastane şartlarında hasta uyutularak (genel anestezi) yapılır.

Ameliyat sonrası ilk 10 gün için ihtiyatla öne eğik olarak yürümek ve ilk 6 hafta özel bir korse kullanmak gerekir. Hastalar genellikle 2 haftada işlerine dönebilir.

Meme Dikleştirme Ameliyatı

Meme dokusunu yerinde tutan bağlar zamanla gevşediğinde göğüslerde sarkma meydana gelir. Bunun birçok sebebi olabilir. Kilo değişiklikleri, emzirme ve yerçekimi etkisine bağlı olarak meme dokusu ile etrafını saran deri zarfı arasında uyumsuzluk olabilir. Sorun meme dokusuna, deriye ya da her ikisine birden ait olabilir. Sonuçta içi boş görünümlü sarkık meme ortaya çıkar.

Meme dikleştirme , genellikle planlanışı meme küçültmedeki ile hemen hemen aynı olan bir estetik ameliyattır. Burada sarkık haldeki meme dokusu yeniden şekillendirilir, fazla deri çıkartılır. Meme başı olması gereken yere getirtilir ve dikleşme sağlanır. Amaç meme dokusunda sarkma olan kişilerde , memenin eski pozisyonunu ve dikliğini sağlamaktadır. Bu ameliyatta meme dokusu çıkarılmaz, memenin dolgunluğunu sağlamak için kullanılır.

Bazı hastalarda sarkma ile birlikte meme dokusunda küçülme de vardır ve memede dolgunluğu sağlamak için silikon meme protezi de koymak gerekebilir. Özellikle meme dokusu azalmış , incelmiş hastalarda bazen varolan meme dokusu , dikleşmeyi sağlamaya yetmez ; bu durumda hem dikleştirme hem de ufak bir implant ile meme büyütme yapmak gerekir. Tek seferde meme silikonu ve meme dikleştirme ameliyatı çok sık yapılan ameliyatlardandır. Uygun hastalarda, sadece meme protezi konarak da sarkıklık ortadan kaldırılabilir.

Bu ameliyatta sarkıklığın derecesine göre değişik şekillerde iz kalır. Hangi yöntemi uygulanırsa uygulansın meme başı etrafında iz kalması kaçınılmazdır. Bazen bu ize ek olarak, meme başından aşağı doğru uzanan 4-5 cm. uzunluğunda bir iz olabilir. Ancak, bu izler başlangıçta belirgin, zamanla belli belirsiz hale gelen izlerdir.

Ameliyat genel anestezi (uyutularak) ile hastane koşullarında, ameliyathanede yapılır. 1,5-2 saat sürer. Ameliyat sonrası 6 hafta süreyle sütyen benzeri korse giydirilir ve masaj önerilir. Erken dönemde şişlik olabilir,meme başında hissizlik ve deri üzerinde morumsu renk değişimi olabilir. Bunlar kısa sürede kendiliğinden kaybolur. Hasta bir hafta içinde işine dönebilir. 3 ay ağır sporlardan uzak durması önerilir.

Estetik meme dikleştirme ameliyatı genel olarak iyi ve kalıcı sonuç veren, kişinin ruh sağlığını düzelten onları yaşama daha bağlı hale getiren bir ameliyattır. Yeni şekillendirilmiş meme uzun süre dayanıklı olur, ancak kilo değişiklikleri, gebelik, emzirme ve yerçekimi yeni sarkıklıklara neden olabilir.

PRP, “Platelet Rich Plasma- platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma uygulaması” adı verilen tedavi yönteminin kısaltılmış ismidir ve cilt gençleştirmede son yıllarda en popüler olan yöntemdir. Plateletler – veya diğer adıyla trombositler—normalde kanımızda bulunan hücrelerdir ve kanın pıhtılaşması ile yara iyileşmesinde görevlidir. Yapılarında hasarlı dokuların onarımını ve doğal hallerine dönmelerini sağlamak için gerekli olan “büyüme faktörlerini” barındırırlar. Büyüme faktörleri kollagen ve hyaluronik asit üretimini arttırarak yaraların iyileşmesini sağlarken, kırışıklık ve akne izleri gibi cilt problemlerinin önemli ölçüde giderilmesini sağlarlar, cildi yeniler ve saç kökleri onarılıp tekrar canlandırır.

PRP uygulamasında, kişiden küçük bir miktarda kan alınarak özel bir tüpe konulur, ayrışma işlemine tabi tutulduktan sonra elde edilen az miktarda platelet yönünden zenginleştirilmiş plazma (PRP), yine aynı kişiye enjeksiyon yoluyla geri verilir. Böylece hedef bölgeye kan dolaşımı ile taşınacak miktardan daha fazla sayıda platelet verilmektedir. Çünkü PRP ile elde edilen plateletlerin yoğunluğu kandakinden fazladır. Bu uygulama sonucu hasarlı dokunun onarımı hızlı ve güçlü bir şekilde başlamaktadır.

Nasıl Yapılır?

Uygulamanın yapılacağı kişiden 2 veya 3 tüp ( 16-23 ml) kan alınır, santrfüj cihazında plateletleri ayrıştırılır ve PRP denilen bir kan ürünü ortaya çıkar. Doz aşımı gibi bir problem olmadığı için elde edilen plateletlerin tamamı kullanılabilir. Bu ürün (PRP) enjeksiyonla cilde verilebileceği gibi maske olarak da uygulanabilir.

Enjeksiyonla yapılan PRP uygulaması toplamda yaklaşık 30 dakika süren bir uygulamadır. İşlemden önce anestetik krem sürülerek 20-30 dk kadar beklenir ve kan alınması sırasında duyulan rahatsızlıktan daha büyük boyutta bir acı hissi gelişmez. PRP ile mezoterapi uygulaması çoğunlukla derinin 1,5 mm altına yapılır.

Maske uygulamalarında PRP, direkt cilde sürülerek veya kağıt bir maskeye emdirilerek yada özel bir kremin içine karıştırılarak kullanılabilir. Deri altına daha iyi geçişi sağlamak için masaj ile veya dermaroller işlemi ile birlikte yapılabilir.

Kimlere Uygulanır?

En genel tanımla kozmetik amaçlı olarak PRP ; yüz, boyun, dekolte bölgesi ve eller gibi vücut bölümlerinde, kırışıklıkları düzeltilmesi, çöküntülerin giderilmesi, esneklik ve parlaklığın kazandırılması, sivilce izleri ve leke gibi sorunların tedavisi amacıyla, ayrıca kadın ve erkeklerdeki saç dökülmesinin erken evrelerinde kullanılmaktadır.

PRP tedavisinin tek başına yeterliliği, kişinin yaşına, cildini güneşten koruma şekline, sigara içip içmemesine, stres, beslenme, uyku durumlarına ve cilt tipine göre değişecektir. Gerekli olursa PRP, lazer ve peeling gibi işlemlerle birlikte kullanılabilir ve bu işlemlerin etkinliğini artırır.

Etkisi Ne Zaman Başlar?

Uygulamadan bir iki gün sonra sağlıklı bir parlaklık, canlılık ve ciltte gerginlik görülür. Bu cildin nemlenmesi ile fark edilen etkidir. Daha sonra bu parlak görünümde biraz gerileme olur ancak, 2-3 hafta içinde, kollagen üretimi artmasına bağlı gerginleştirici etki de cilde yansımaya başlar. Tekrar eden seanslarla bu etki uzun süreli kalıcı hale gelir.

Ortalama olarak 3 hafta aralıklarla yapılan 3 veya 4 uygulamadan oluşan bir kür tamamlandıktan sonra kalıcı bir ışıltı, ciltte bir toparlanma ortaya çıkacaktır. Kişinin ihtiyacına göre yılda bir kür tekrarı ile uzun etkili bir gençleştirici etki sağlanmaktadır.

Tedavinin Yan Etkisi Var mı?

Bu tedavi kişinin kendi hücresinin tekrar kendisine verilmesiyle ilişkili olduğu için zararı yoktur, alerjik reaksiyon ve enfeksiyon riski bulunmaz. Plazma solüsyonu hazırlanırken steril kit kullanılır. Bu nedenle bulaşıcı hastalık riski de yoktur.

Yapılan tedavi sonrası hafif kızarıklık olmakla birlikte yarım saat içinde geçmektedir, hemen ardından günlük hayata rahatlıkla devam edilebilmektedir.

Platelet sayısı yetersiz olan hastalarda, kanser hastalarında bu uygulama yapılamamaktadır.

 

 

FİRMA HAKKINDA YORUM YAP

FİRMA HAKKINDA YAPILAN YORUMLAR

Hiç yorum yapılmamış.
WhatsApp chat